ankarada aşk başkadır

Sitenizi arkadaşlarımın tavsiyesiyle inceleme şansına sahip oldum. Çoğunun ufuksuz, sıradan ve duygudan yoksun, gerçekleşmemiş ve ucuz düş ürünü hikayelerden oluştuğunu belirtmeliyim… Ancak arada bazılarının incelenmeye değer olduğunu söyleyebilirim.Uzun zamandır yazıp yazmama arasında tereddütte kaldım. Aynı boyutta hisseden insanların da olabileceğini düşünüp, anımı paylaşmaya karar verdim. Duygusuz, ruhsuz bir seks, vitrinde sergilenen bir et parçasıyla beraber olmaktan öteye gidemiyor… Hepimiz yaşadığımız süre boyunca, şöyle yada böyle diye tabir edilebilecek birliktelikler yaşıyoruz. Ama içerisinde dizginlerinden koparılmış bir aşk varsa, beyninizin tüm hücrelerinde doyumu hissedebiliyorsunuz. Aşksız doyum sabun köpüğünden öteye gidemiyor. Gelelim yaşadığım anıya1998 yılından başlayıp bugüne kadar uzanan anılar silsilesini kapsıyor aslında. Halen sürdürmekte olduğum mesleğimin Stajyerlik evresini tamamlamış ve meslek sınavlarına girmek için, kırk günlük sınava hazırlık kurslarına kayıt yaptırmıştım. Kışın bütün soğukluğunu iyiden iyiye hissettirdiği Kasım ayıydı. Cuma günü 7,5 saatlik bir yolculuktan sonra Mersinden Ankaraya gittim. Ankara daha da bir soğuktu. Kalın giysilerimle bir penguen den farksızdım. Çok kasvetli ve fazla gri bulmuştum Ankarayı. Planıma göre cuma akşamı Ankarada olacaktım ve Kızılayda bir otele yerleştikten sonra biraz gezip dolaşacaktım. Eşyalarımı yüklendiğim gibi yola koyulup kalacağım bir otel aramaya başladım. Kızılay bembeyaz kar altındaydı, kaldırımlar yer yer buzlanmıştı. Düşmemek için zor duruyordum ayakta. Nihayet güzel bir otel bulmuştum. Kayıt yaptırdıktan sonra odama çıkıp güzel bir duş aldım, üstümü değiştirdiğim gibi kendimi dışarıya attım. Soğuğa rağmen her yer çok kalabalık ve ışıl ışıldı!. Yollarda birbirlerine kartopu atanlar, birbirlerini Güven parkta karların içine yatırıp şakalaşanlarla Ankara sanki kasvetini üstünden atmaya çalışıyor, gülümsüyordu. Tatlı bir huzur kaplamıştı içimi, kente ısınmaya başlamıştım. Bu sıcaklık karnımı acıktırmıştı. Büfeden ekmek arası döner ve yanına da ayran almıştım ki değmeyin keyfime… Açlığımı yatıştırdıktan sonra oturup bir-iki kadeh içebileceğim bir yer aramaya başladım. Sakarya caddesinde bir bara oturup havanın soğuğuna inat rakımı yudumlamaya başladım. 2 saat kadar sonra otele tekrar döndüm. Ertesi ve ondan sonraki gün oldukça yoğun geçecekti. Kurs sabah saat 08:00de başlayıp, akşam 18:00 de bitiyordu ve 40 gün boyunca her hafta sonu aynı şeyi yaşayacaktım. Döndükten sonra biraz Tv izleyip, biraz kitap okuyup uykuya daldım. Sabah kalkıp tıraş olup, duşumu aldıktan sonra güzel bir kahvaltı yaptım ve yola koyuldum. Hala kar yağıyordu, sokaklarda insanların bir yerlere yetişmek için gösterdiği tatlı bir telaş, arabalardan yükselen klakson sesleriyle Ankara güne hazırlanıyordu. On dakikalık yolculuktan sonra kurs yerindeydim. Kantine inip Nescafemi aldım ve saatin dolmasını bekledim. Henüz yeni yeni geliyordu insanlar. Kantin masalarında kızlar ve erkekler ayrı ayrı gruplanmış sohbet ediyorlar, birbirlerini tanımaya çalıyorlardı. bir şeyler okuyor, oyalanıyordum ve sonradan çok iyi dost olduğum bir sesle kendime geldim:- Merhaba, günaydın.- Merhaba- Adım Ali, oturabilir miyim?- Memnun oldum, adım Ulaş, buyurun lütfen.Tanışma merasiminden sonra kurs salonuna çıktık. Sevecen, sıcak biriydi. Yerimize geçtik. Ankaradan tanıdığı arkadaşlarıyla tanıştırdı. Derken ders başladı. Hayatımızdaki en önemli şeyi gerçekleştirime ciddiyetiyle hocamızın anlattıklarını pür dikkat kesilmiş, hipnotize bir vaziyette dinliyorduk. 10 dk. Geçmişti ki kapı çalındı. Kısık, mahcup ve ürkek bir ses- Özür dilerim, geç kaldım, girebilir miyim?- Buyurun lütfenAnfiyi topuklarından yükselen hızlı ve panik adımlama sesleriyle inleterek arka sıralardan birine ilişti ürkek ceylan yavrusu. Ders devam ediyordu. Nihayet 10 dk.lık mola. Aliyle kantine inip çaylarımızı alıp masalardan birine iliştik. Alinin tanıştırdığı ve adının Özlem olduğunu öğrendiğim bir afet-i devran oturuyordu masada. Kahvaltısını henüz yapamamış, evden börek getirmişti. Sıcak ikramına dayanamayıp biz de ikramından bir parça aldık. Nişanlıydı Özlem; ama bakışları, edası, girişkenliği, rahat tavırları, ses tonuyla fazla çapkın biri olduğunu gösteriyordu. Yakınlaşmıştık. Espriler, sıcak diyaloglarla kahkahalar yükseliyordu masamızdan. Mizacım gereği, soğuk durmayı, çekimser kalmayı sevmem. Ortamdan olumlu elektrik aldıysam katılımcılığı severim. Isınmıştık birbirimize ama nişanlı olması bir yerlerde durmamı sağlıyordu. Fasılalarla devam eden ders aralarında birçok insanla tanışma şansım olmuştu. Masamız artık epey kalabalıklaşmıştı. Sıcak bir grup olmuştuk. Akşam için programlar bile yapılmaya başlanmıştı. Bir yerlere gidilecek ve eğlenilecekti. Özlem ve Ali yapıyordu programı. O gün için son dersti artık. Son arada, anfiye gelen bayanın kantinin en arka masalarından birinde ürkek, kendi halinde oturduğunu gördüm. Öyle güzel, öyle masum bir yüzü vardı ki saatlerce oturup izlenilesi bir tabloyu andırıyordu. Tepkisinin ne olacağına aldırmaksın yanına gittim, yüzünün yaydığı ışıktan kendimi alamıyordum. Aya inat yansıyan mavi bir ışık hüzmesi.- Merhaba.dediğimde kafasını kaldırıp ürkek bir tavır ve ses tonuyla- Merhaba dedi. Dokunsam kaçacaktı sanki.- Adım Ulaş, sizin de bir adınız vardır umarım.Yarı gülümser, yarı mahcup ses tonuyla,- B. dedi.- Rahatsız etmek istemem ama, katılmak ister misiniz bize?- Yooo. teşekkür ederim, böyle daha iyi.- Peki, siz bilirsiniz. Tekrar memnun oldum.Masama döndüm ama Özlem bir yandan benimle sohbet ederken, diğer yandan göz ucuyla B.ye bakıyordu. Rahatsız olmuş gibiydi. Akşam ders bittikten sonra toplandık. Beni Özlem götürecekti gideceğimiz yere. Ali eve uğrayıp eşini de alıp öyle gelecekti. Aklım hâlâ B.deydi. Yolda Özlemle sohbet ediyorduk şuradan buradan. Derinliğime inen meraklı soruları vardı. Evli olup olmadığım veya bir sevgilim olup olmadığı türünden sorular. Çankayaya doğru ilerliyorduk. Özlemin nişanlısı askerdeymiş, 4 ayı kalmış dönmeye, yaza doğru evleneceklermiş. Babası Ankarada emekli olduktan sonra ailesi asıl memleketleri olan Kırklareline taşınmış. Üniversiteyi bitirdikten sonra Özlem babasının da yardımıyla Ankarada bir firmaya girmiş ve yıllar sonra müdür olmuş. Muhasebe müdürü Özlem. Özlem alımlı kız, Özlem güzel, Özlem fettan, Özlem yanardağlardan süzülen lav. Yakıp kavuruyor değdiği yerleri. Nihayet geldik programlanan yere. Oldukça şık ve güzel bir yer. Sohbet etmeye devam ettik, bir süre sonra Ali ve eşi geldi. Kendisi gibi Alinin eşi. Sıcak, sarıp sarmalayan, sevecen mi sevecen bir insan. Çabuk kaynaştık. Yeme-içme faslı ağırdan alınıyor, demleniyorduk, gece uzayacak gibiydi. Harika bir müzik çalıyordu. Ali ve eşi dansa kalktılar ve ardından ben ve Özlem. Öyle sarılmıştı ki Özlem, tanımayanlar bizi sevgili sanırdı. Alinin gözünden kaçmamış, liseden arkadaşı Özlem ve çok iyi tanıyor. Arada;- Bu kıza dikkat et, baştan çıkarabilir seni demişti.Ama kızın durdurak dinlediği yoktu, mesafeli yaklaşmama, henüz birkaç saatlik tanışmamıza rağmen fazla sokulgan davranıyordu. Göğüslerini göğsüme iyice yazlamış, sımsıkı sarılmıştı. Arada, bilinçli yaptığını kesinlikle biliyorum, göbeğiyle penisime baskı yapıyor, sallandıkça iyice sürtünüp tahrik olmamı sağlıyordu. İri gözlerini gözlerime dikmiş, tepkimi bekliyordu. Ateş basmıştı her yanımı. İstem dışı titriyordum. Yüzünde hınzır bir gülümseme vardı. Ama yine de dikkatli olmaya çabalıyordum. Gece bitti ve dönüyorduk artık, güzel bir gece yaşatmışlardı bana, sağolsunlar. Dönmek için arabalarımıza ilerlediğimizde Ali bu gece onlarda da kalabileceğimi bütün sıcaklığı ve dostluğuyla söylemişti. Özlem; bende de kalabilir dedi. Ama otele döndüm. Özlem beni buruk bir şekilde bıraktı otele. Ertesi gün görüşmek üzere vedalaştık. Sıcak bir duş ve güzel bir uykudan sonra Ankaranın yine karlı yüzüne merhaba dedim. Yine aynı telaş ve ders faslı. Kurs yerine yine erken gelmiştim. Kantine indiğimde bir gün öncesinin geç kalmışlığını telafi edercesine bir masada sadece B.. otuyordu. Yanına gittim- Merhaba, günaydın.- Günaydın- Hayırdır, dünün geç kalmışlığını telafi ediyorsun sanırım- Evet, dün utandım biraz, ayıp oldu- Çay içelim mi- Ben alabilir miyim?- İlk ben teklif ettim ama.- Peki, şekersiz olursa sevinirim- Baş üstüne Prenses hazretleri… gülümsedi, kısık bir tonla. Gün aydınlandı yüzünde ve gönlümde, çok güzel gülümsüyordu. Uçarak gidip aldım çayları- Teşekkür ederim, zahmet oldu.- Ne önemi var Prenses, emir kabul ederim.- Estağfurullah ama bana Prenses demeseniz!!!!- Bir Prensese başka türlü nasıl hitap edilir ki.Gülümsedi yine, kısık kısık güldü. Gün yansıdı gönlüme, ışıklar içindeydim.Yavaş yavaş kursiyerler gelmeye başlamıştı. Özlem uçarak girdi içeri ama beni B.yle görünce yüzünün haritası değişti. Yavaş ve emin adımlarla masamıza geldi. Elinde folyoya sarılmış bir şey vardı, söze girdi- Günaydın, rahatsız etmiyorum ya!!!B. yine o bildik mahcup ve tedirgin yüz haline büründü. Sessizdi, bir şey söylemedi.Sözü aldım:- Günaydın, gel, otur lütfen. Tanıştırayım sizi; B. bu da ÖzlemÖzlem baştan aşağı süzüyordu B.yi, B. rahatsız olmuştu, Özlem kendinden son derece emin, mağrur bir edayla kuruluverdi masaya. Derken hafifçe kalktı ve bana doğru eğildi ve iki yanımdan öptü;- Dün geceden beri nasılsın?B.nin yüzü değişti, ışığı sönmüştü sanki, karanlığa gömüldü.- İyiyim sağolun, Aliyle beraber çok güzel bir konukseverlik gösterdiniz, çok teşekkür ediyorum, bunu unutmayacağım. Nişanlınla, ki kısmetse eşin olacak, Mersine geldiğinizde sizi ağırlamaktan müthiş keyif alacağım.Özlem belli etmemeye çalışıyor ama her halinden verdiğim cevaptan rahatsız olduğunu davranışlarıyla gösteriyordu.- Kıymalı börek yapmıştım, belki kahvaltı yapmamışsındır diye düşündüm.- Çok incesin, kahvaltı yapmıştım ama tabiki hayır demem.Ali geldi bu arada, uykulu mahmuru gözlerle.- Günaydın,- Günaydın Ali, hadi buyur bak Özlem börek yapmış, soğutma.- Valla kaçırmam, hanım erkenden gitti işe, kahvaltı yapmaya üşendim.Yeniden kahvaltı faslı, ders derken öğle arasını bulduk. Özlemi iş yerinden çağırdılar, gidip dönecekti. Alide eşiyle yemek yemek için çıktı, davet etti ama kabul etmedim. Yalnız kalmıştım. B. yoktu ortalıklarda. Yakınlarda yemek yiyebileceğimiz bir yer aradım. Harran Kebap Salonu, neyin nesidir anlamadım ama bir şeyler atıştırmak gerekiyordu. İçeri girdiğimde B..de ordaydı, bir mükafattı sanki benim için. Yanına yaklaştım:- Beklediğin kimse yoksa beraber yiyelim mi?- Tabiki buyur lütfen, Özlem yok galiba!!Dedi, ses tonu çok manidar ve iğneleyiciydi.- Hayır, işe gitti.Yemeklerimizi yedik ve bir saatlik arada sohbet edebileceğimiz kadar sohbet ettik. Yumuşamıştı. İlgilendiğimin farkına varmıştı. Hatta oradan ayrılırken muzipliğini takınıp şemsiyemi o almıştı ve tutmuştu bize. Buzlar erimişti. Özlem ve Ali gelmediler derse, beraber oturmuştuk aynı masaya. Yakınlaşmaya başlamıştık. Kursun o gün bitmesine yakın Ali ve Özlem beraber geldiler, B.yle dışarı çıkıyorduk. Biletimi alıp gece 24te Mersine dönecektim. Özlem atıldı hemen:- Akşam bir yerlere gideceğiz, hadi gidelim.B. yine en mahsun halini almıştı. Masum gözlerle bana bakıyordu.- B.ye sözüm var, kusuruma bakmayın, onunla bir yerlere gideceğiz.dediğimde Özlem avını parçalamaya hazır bir panteri andırıyordu. B. gün aydınlığı yüzüne tekrar kavuşmuştu. Ama nezaketi de elden bırakmak istemiyordu.- Sözleştiyseniz sizi alıkoymiyim, ben gidicem zaten dedi. Zaten sözleştiğimiz bir şey yoktu B.yle ama Özlemi atlatmak istiyordum. Bu durumdam Ali daha da keyiflenmişti.- Hadi Özlem biz gidelim, onların programlarını bozmayalım.Özlem istemeyerek de olsa ayrılmıştı bizden, vedalaşarak ayrıldık onlardan ve B.yle yürümeye başladık.- Neden programımız olduğunu söyledin, program yapmamıştık ki.- Ne yani, demek benimle program yapmak istemiyorsun, demek beni bir Prensesle program yapmaktan alıkoyucaksın!!!- Ya hayır öyle değil ama sözleşmemiştik.- Tamam işte, şimdi sözleştik, istemiyor musun yani?- Olabilir ama ben de Konyaya gidicem, fazla vaktim yok.- Olsun, vaktin olduğu kadar. Hemen sıkıldın mı yani benden, istemiyor musun beni?- Yo öyle değil!!!- Tamam o zaman gidiyoruz- Nereye?- Çıldırmaya.- Ama lütfen geç kalmayalım- Emirdir Prenses. Demek ki eğlenilecek ve Prenses geç kalmayacak.Gülüştük ve Çankayada keyfimize göre bir yer bulduk. Gözlerimi artık alamıyordum ondan, gözüm başka bir şey de görmek istemiyordu. Dünyam o olsun istiyordum, bütün hayatım onunla dolsun istiyordum. Israrlarımla iki kadeh şarap içmişti, yanakları al al olmuştu, şişede kalan şarap daha da kıskanmış B.nin yanaklarını. Kadehimi yanağına doğru uzattım.- Sence hangisi daha kırmızı?- Ayyy. inanmıyorum, çok mu kızardı?- Öyle yakışıyor ki. Lâlin gerçek tonunun bu olması gerekiyor. Ama hangi ressam bu tonu tutturabilir ki. Tanrı bile övünmüştür şimdi kendisiyle. Gün yüze lâl yanak.- Utandım.. Gece bitmesin istiyordum, prangayla bağlanmıştım adeta ona. Nasıl olabilirdi, bu kadar kısa sürede, nasıl, nasıl, nasıl.- Kaçta kalkıyor otobüsün- 22de, saat kaç- 21- Gidelim mi?- Gitmesek olmaz dimi?Gülümsedi yine, gülümsedikçe ömrümden birkaç ömür yitiriyordum..- Peki kalkalım..- Her şey için çok teşekkür ederim, benim için çok farklı bir geceydi.- Laf mı Prenses, ne yapabildim ki? Telefonunu almamda bir sakınca yoktur umarım, arayabilirim seni değil mi?- Tabiki, ben de aliyım seninkini, telefonlaşırız ama telefonumu çaldırdığında rahat konuşamazsam anlayışla karşıla lütfen. Bizimkiler meraklıdır, fazla soru sorarlar.- Demek ki Prenses esaret altında. Böyle bir güzellik korumam altında olsa ben de hassaslanır, kimlerin aradığını merak ederdim.- Şımartma lütfen, abartıyorsun, ben Prenses değilim ama bizimkiler fazla meraklı.- Ariycam seni PrensesTelefon numaralarımızı verdik birbirimize. Otele uğrayıp eşyalarımı almam gerektiğini beni bekleyip bekleyemeyeceğini sordum. Geç kalıp kalmayacağımızı sordu. Geç kalmayacağımızı, en azından onu uğurlamak istediğimi söyledim. Kabul etti ve otele geldik, apar topar eşyalarımı alıp lobiye yanına geldim. Yola koyulduk, ama içim gitmesini istemiyordu, yol boyunca sohbet ettik. Terminalde onun biletini alıp peronlara geldik. İçim böyle göndermeye el vermiyordu. Çantalarımı yanına bırakıp 2 dk. beklemesini, sigaramın bittiğini söyledim. Peki, dedi. Konya arabasından bir bilet de kendime aldım. 2 saat daha görmek bile kârdı benim için. Ama o bunu bilmiyordu. Otobüsünün kalkış saati gelmişti, vedalaştık. Yerine kuruldu ve el salladı. El sallayıp yürümeye başladım, birkaç otobüsü geçtikten sonra arkalarından dolaşıp onun otobüsüne geldim ve muavine eşyalarımı verdim. Orta kapıdan içeri girip bir arkasındaki koltuğa oturdum. Beni görmüyordu. Derin derin dalmış uzakları seyrediyordu!. Mesaj yazmaya koyuldum.- Prenses, şimdiden özledim seni Cep telefonunu aldı ve eli titriyordu, aradan görebiliyordum. Bir şeyler yazmaya başladı. Telefonumu titreşime almıştım. Mesaj geldi:- Ben de, kendine iyi bak Prens inanamıyordum, galiba benden hoşlanıyordu. Otobüsün kalkmasına birkaç dakika kalmıştı, yeniden bir mesaj göndermiştim:- Sana eşlik etmemi ister misin?- Delisin sen, yapamazsın ki?- Yaptım bile, arkana dön ve merhaba de. Arkasına döndü ve en gülümser ve en şok haliyle;- inanamıyorum sana dedi ve oturup gülmeye başladı. Yanındaki kadın ikimize bakıyordu. Eğilip:- Yapabiliyor muşum demek, galiba deliyim!Yanındaki kadını yer değiştirmek için ikna edemedim ama olsun 2 saat daha görebilecektim. Şimdilik bu da yeterliydi. Yol kısa sürdü, bitmesin istiyordum ama bitti. Terminalde abisi ve babası karşıladı, alıp gittiler yüreğimden büyük bir parça kopararak. Bir sonraki hafta sonuna kadar nasıl bekleyecektim, zaman geçer miydi?Onlar ayrıldıktan sonra indim ve Mersine dönmek için otobüs aramaya başladım. 02:00de araba vardı. Epey bekleyecektim. Hafızamda olduğu kadarıyla şiirler göndermeye başladım telefonuna. Müsait değildi sanırım, 01:30 gibi aradı gülümser ve sıcak tavrıyla. Deli olduğuma kanaat getirmişti artık, hala inanamıyordu onunla Konyaya kadar geldiğime. Sıcak ve sarmalayıcı bir sohbetti. Yarım saate yakın konuştuk telefonda ve sonrasında Mersine döndüm. Sabah uyanır uyanmaz artık ilk işimiz telefona sarılmaktı. Kırk yıldır hasret, kırk yıldır ayrı gibiydim onunla. Telefon yetmiyordu, sesini duymak yetmiyordu. Bir-iki gün içerisinde telefonda sevişmeye başlamıştık. Telefonla dokunabiliyor, mesajlarıyla tenini hissedebiliyordum. Bu şekilde onunla olmak acı veriyordu. Dayanamıyordum artık. Anlaştık ve Perşembe günü Ankarada olacaktık. Sürecin bu kadar hızlı ilerlemesi beni de korkutuyordu ama bir girdaba düşmüş gibiydim ve akıntıya bırakmıştım kendimi. Ne olursa olsundu. Sırılsıklam tutulmuştum çünkü, vücudumun kimyasını değiştirmişti ve aynı etkileşimi o da ifade ediyordu bana. Başka türlü bir şey de umurumda değildi. Beğeniyor, beğeniliyor ve yüceltiliyordum. Kaç erkek veya kadın yaşadığı bir beraberlikten dolayı kendini ayrıcalıklı hissedebiliyor. Bal gibi de ayrıcalıklıydım ve ona da ayrıcalıklı olduğunu hissettiriyordum. Perşembe zor geldi, bir ömür beklermişcesine zaman geçmek bilmedi. Çarşamba günü gece yola çıktım, Perşembe sabahı orda olacaktım. O da sabahtan İzmir caddesinde beni bekliyor olacaktı. Yol boyunca şoförün bütün silsilesine küfür ettim. Bana göre yavaş gidiyordu ve zaman geçmek bilmiyordu. Yola çıkmadan önce oteli arayıp ikimizin adına yer ayırttırdım. Nihayet Ankaradaydım. Servise binip İzimir caddesine geldiğimde gözlerime inanamadım. Benden önce ordaydı. Uçarak indim servisten. Öyle sarılmıştık ki, iki koca dağın, çölün suya hasreti gibi kenetlenmiştik. Kokusu bambaşkaydı, gün ışığıma kavuşmuştum. Binlerce öpücük konduruyordum yüzüne, alnına boynuna. Hâlâ utangaç ve mahçuptu. Yüzünü aldım avuçlarımın arasına, güneşi avuçlarımın arasında hissediyordum. Gözlerinde binlerce yıldız, sarmaya, öpmeye doyamıyordum. Eşyalarımı aldım ve otele geldik. Yukarıya çıkmak istemedi benimle, utangaçtı, ne kadar ısrar ettiysem nafile. Sorun değildi, yukarıya çıkıp eşyalarımı bırakım, ve çantamda onun için hazırladığım iki hadiye paketini alıp aşağıya indim. Lobide verdim birinci hediyesini, paketi heyecanla açtı ve ardından yüzünde güller açan bir gülümseme. Küçük bir ayıcık vardı kucağında, çok mutlu görünüyordu, uzandı ve sıcacık bir öpücük kondurdu dudaklarıma. Eşyaları hâlâ lobide yanımızdaydı, hazırlanıp hazırlanmayacağını sordum. İtiraz etmedi ve eşyalarını alıp yukarıya çıktı. Heyecanla onu bekliyordum, bir yandan da inanasım gelmiyordu, o artık sevgilimdi. Yarım saat kadar sonra indi lobiye, harika görünüyordu, saçlarını arkadan topuz yapıp toplamış, hafif bir makyaj yapmıştı. Üzerinde siyah ve şık bir manto, altında ince, dar boğazlı bir kazak ve altına da diz kapaklarına kadar uzanan dar bir mini etek giymişti. Gözlerimi alamıyordum, güneş gibi parlıyordu karşımda, ışıklar içerisindeydi. Çıkıp akşama kadar dolaştık dışarıda, akşam için program hazırlamıştık. Gidip bir yerlerde baş başa eğlenecektik. Ayıcığın patisine dokunduğunda- I Love You diyordu. Parmakları aynı ritme alışmışcasına sürekli dokunup duruyordu ayacığın patisine. Büyülenmiş gibiydi. Söze girdi:- Biliyor musun? Sıkılmadan sonsuza kadar dinleyebilirim bu cümleyi.Gülümsedi, gülümsedikçe gün devriliyordu gözlerinin akşamında.Kahvaltımızı yapıp uzun uzun hasret gideriyorduk. O da hâlâ inanamıyordu yaşadıklarına, ben alamıyordum gözümü yaydığı gün ışığına. Dışarı çıkıp saatlarce dolaştık, çocuklar gibi şendik. Akşam Kızılayda bir bara oturup beraberliğimizin tadını çıkardık. Harika bir müzik eşliğinde, belki de bize öyle geliyordu, saatlerce dans ettik. Kollarımda bir bulut kümesinin yumuşaklığını taşıyor gibiydim. Bu kadar duru, bu kadar beyaz. İnanasım gelmiyordu. Dans ederken fısıl fısıl konuşuyorduk:- Biliyor musun? Bir erkekle daha önce yaşadığım en ileri şey ele ele tutuşmaktı. Şu an bir erkekle, kollarımda, sarmalamanın yetmediği erkeğimle koyun koyunayım.- Biliyor musun? Gün ışığı bu denli hiç yakmamıştı benliğimi, bedenimi. Işığımsın, sebebimsin.Başı omzumdaydı. Sıkı sıkıya sarılmıştı, tek vücut gibiydik. Hiç bu kadar içmediğini söylemişti, arka arkaya şarap kadehlerini bir bir yuvarlamıştı. Yanakları şarabın kızılına inat al aldı. Epey yarılamıştık geceyi ve sevgilim epeyce çakırkeyif olmuştu. Toparlandık, dönme vaktiydi artık ama çakırkeyf olmasına rağmen gecenin nasıl biteceğini biliyor ve tedirginliğini yansıtıyordu. Otel yakındı, öpüşerek, sarılarak usul usul kathediyorduk mesafeyi. Lobiden anahtarımızı alıp asansöre bindik. Ellerimiz, vücutlarımızın her noktasına temas ediyordu. Odamızın bulunduğu kata gelmiştik. Eğilip kucağıma aldım ve koridoru uçarcasına geçtik adeta. Anahtar elimdeydi, kapıyı açıp ayağımla ittim ve içeri girdik. Topuğumla kapadım kapıyı. Oda sokak ışıklarıyla, ben onun yüzüne baktıkça aydınlanıyordum. Usulca yatağa bırakıverdim ve yanına uzandım. Soluksuz kalmış gibiydik, derin derin soluyorduk havayı. Yüzünde, vücudunda dolaşıyordu ellerim. Gözleriyle bir şeyler anlatmak istiyor gibiydi. Adeta, daha fazla ileri gitmeyelim, bu kadarı bile benim için fazla, der gibiydi. Acemi, ama içten öpücükleri vardı. Uzun uzun öpüşüyorduk. En mükemmel mevsim meyvesinden bile alamayacağım tadları, dudaklarından alıyordum. Ama nafile, yavaş yavaş üzerindekileri çıkarmaya başlamıştım. Pardesösü, eteği, kazağı, ayakkabıları ve derken iç çamaşırlarıyla kalmıştı. Öylece bırakıp doğruldum yerimden. Mini dolaba ilerleyip şarap şişesini aldım. Merakla beni izliyordu yerinden yarı doğrulmuş şekilde. Mantarını açıp yanına geldim. Şişeyi dudaklarına uzattığımda suya hasret çöl gibi yudumlamaya başladı. Dudaklarının kenarlarından süzülenleri dilimle almaya başladım usul usul. Ardından şişeyi doğrultup birkaç yudum aldım ve başucumuzdaki komodinin üzerine bıraktım. Dadaklarımız kenetlendi önce, alev parçası dudakları dudaklarımın arasındaydı. Artık hiçbir şeyi umursamıyor gibiydi, rahatlamıştı. Kıvranıp duruyordu kollarımda. Ellerim, pürüzsüz bacaklarında, kadifeden yumuşak vücudunda dolaşıyordu. Kazağımı ve fanilamı çıkarmama yardımcı oldu, üstüm çıplaktı ve üzerine çekmişti beni. Vücuduna vücudumla dokunmak tamamen beni baştan çıkarmıştı. Sütyenini çıkardım, harika ve dimdik göğüsleri vardı. Uçları yüzüme dönüktü, bir yandan boynunda dilimi gezdiriyor, bir elimle göğslerini avuçluyordum. Avucumdan taşarcasına iriydiler. İşinde mükemmeliyetçi bir heykeltıraşın elinden çıkmışçasına kusursuz bir vücutla karşı karşıyaydım. Dokunmak yetmiyor, öpmek bir o denli eksik kalıyordu. Göğüslerine uzanırken elinin kemerimi çözmeye çalıştığını fark ettim. Pantolonumu çıkarıp attık bir kenera. Göğüsleri göğüs kafesimi zorlarcasına kenetlenmiştik. Vücudunun vücuduma değen her yeri, çıplaklığı yakıp kavuruyordu beni. Çılgınca öpüşüyorduk. Elimi külodunun yanından geçirerek aşağıya indirmeye çalıştım, çıkarmamak için itiraz etti. Tedirgin olmuştu. Çenesinin gamzesinden aşağıya, göğüslerine, göbek çukuruna inerek vücudunun her zerresinin tadını almaya çabalıyordum. Kasılıyordu. Göbeğinde dilimi gezdiriyordum, kadınlığının kokusu artık ciğerlerimin en derin noktasına kadar hissedilebiliyordu. Dilim külodunun üzeri ve kasıklarında dolaştığında yay gibi gerilmişti. İki elimle külodunu yanlarından çektiğimde artık itiraz etmiyordu. Bacaklarıyla yardımcı olarak çıkarmama izin verdi. Vajinasının o muhteşem kokusu daha da kesif bir hal alarak burnumdan ciğerlerime dolmuştu. Sağ ayak bileğini tutmuş ve usul öpücükler kondurmaya başlamıştım. Ayağının baş parmağı dudaklarımın arasındaydı, dilimi etrafında döndürüyordum. Yavaş yavaş ayağından yukarı dilimle hareket edip baldırlarına, diz kapağına ve bacağını kendime çekerek kasıklarına ulaşmıştım. Ensemden ve saçlarımdan sıkı sıkıya kasıklarına bastırıyordu beni. Kesik iniltileri yayılıyordu odaya. Kasıklarının etrafında dolaşıyordu dilim, sonra vajinasının çevresinde. Tüylerinin yeni temizlendiği belliydi, klitorisi şişmeye başlamıştı. Usulca dilimi etrafında gezdirmeye başlamıştım. Sonra bacaklarını geriye çektirip yavaş yavaş yanlara doğru açtırmıştım. Bir kolum kavis çizmiş şekilde göbeğinin üzerindeyken parmaklarımla vajinasının dudaklarını ayırmış, diğer elimle külodumu çıkarmış ve ardından göğüslerini okşamaya başlamıştım. Yavaş yavaş dilimi vajinasının dudaklarında gezdirmeye başladım. Bu tat dayanılmazdı. Her türlü bildik tadı bastırmaya namzet, dayanılması mümkün olmayan bir tadtı. Titremeye başlamıştı. Kısık kısık çığlıklar atıyor, kalçasını ileri geri hareket ettiriyordu. Demek sevişmek öğrenilmiyordu, acemi olmasına rağmen kendisini içgüdülerine teslim etmişti. Titremeleri şiddetlenmeye ve ardından kasılıp kalmasına neden olmuştu. Kalçaları bir süre hareketsiz kaldıktan sonra yatağa düşmüştü. Bacak arasından yavaş yavaş dilimle göbeğine, göğüslerine ve oradan da boynuna doğru uzanmıştım. Penisim vajinasının hizasındaydı. Yüzünü avuçlarımın arasına alıp dudaklarından öpmeye başladım, baygın gibiydi. Penisimi bir elimle tutup vajinasının dudaklarının, o muhteşem ince çizgisinin arasında gezdiriyordum. Kalçaları yeniden hareketlenmişti. Penisim vajinasının üzerinde gezinirken, ıslaklığıyla kremlenmiş gibiydi. Yavaş yavaş penisimin ucunu o ince çizginin arasına yerleştirmeye başlamıştım, korkuyordu. Öpüşüyorduk. Hafif hafif ilerlemeye başlamıştım, yüzü acı çeker bir hal almıştı, öylece bıraktım. Kesik ve ince sesi yükseldi:- Yeter artık, ne olacaksa olsun.Biraz daha ilerlemiştim, kaskatı kesildi, penisim prese alınmış gibiydi.- Dayanamayacağım, çok acıyor, devam etmeyelim lütfen.- Sabret birtanem, az kaldı, bitiyor artık Omuzlarımdan geriye itiyordu beni. Biraz daha yüklendim, canının çok acıdığı belliydi.- Yapamayacağım, canım çok yanıyor, keselim artık.- Bitiyor meleğim, biraz daha sabredersen acın sona erecek, emin ol.Bunu söylerken bir dağı iki kulağından ayırıp ortadan bölmüş gibiydi penisim. Azar azar ilerliyordu. Nihayet son durağa gelmiştik. Ağlar bir vaziyetteydi.- Nolur yeter, canım çok yanıyorDudaklarından öpüp yüzünü avuçlarıma aldım:- Kadınsın artık, bitti, kadınımsın.- Ulaş, lütfen, bayılmak üzereyim, bırak lütfen deyip kenara çekildi. Yan dönüp bacaklarını karnına çekti, canının çok acıdığı belliydi. Kasıklarını, karnını avuşturuyordu. Arkasından yanına sokulup sarıldım:- Meleğim, bitti artık, başardın, canın artık hiç acımayacak.- Olmaz olsun böyle bitiş, komaya gireceğimi sandım, canım çok acıyor- Hadi gel, sıcak bir duş sancına iyi gelir, rahatlatır seni.Demek ha deyince olmuyormuş, bunu ilk defa yaşamıyordum, kadınlar mutlaka çok fena bir acıya katlanmak zorunda kalıyorlar. O esnada zevk yaşamaları pek mümkün görünmüyor. Zar zor yerinden doğrultarak duşa doğru götürdüm onu. Su sıcaklığını ayarladıktan sonra sifonu omuzlarından başlayarak vücudunda gezdiriyordum. Suyun sıcaklığı yavaş yavaş kasılmasını ortadan kaldırmış, rahatlatmıştı. Sifonu kasıklarında dolaştırıyor, bir elimle de masaj yapıyordum. Su zerrecikleri bir mermerden aşağıya kayar gibi süzülüyor, göbeğinin üzerinden kasıklarına doğru akıyordu. Gevşemiş, rahatlamıştı.- Devam et lütfen iyi geldi.Diyordu, eliyle kasıklarına masaj yapan elimi iyice bastırıyordu. Gözü hala kaskatı yerinde duran penisimdeydi.- Seni tatmin edemedimDerken yüzü hüzünlü bir hâl almıştı. Neredeyse ağlayacaktı. Küvetin kenarına oturmuş, başı önündeydi. Bacaklarının arasından süzülüp pembeye dönüşen suya bakıyordu.- Artık bir kadınım- Evet … Sonra dönüp yukarıya yüzüme doğru baktı ceylan gözleriyle- Senin kadının- Tamamen benim kadınım. Ama bitmedi, şimdi kadınlığının tadını çıkarmaya başlıycaksın.- Yine mi aynı acı, ama canım çok yanıyor, devam etmesek olmaz mı?- Artık yanmıycak, geçti artık, göreceksin.Havluyu alıp, usul usul kuruladım onu. Ardından o da beni. Elinden tuttum, odamıza yöneldik. Yatağın kenarında ayaktaydık. Belime sarılmıştı, penisim göbeğiyle göbeğim arasında kalmıştı. Uzanıp dudaklarını dudaklarımın arasına aldım. Göğüs uçları göğsüme saplanmak istercesine zorluyordu. Yavaş yavaş yatağa uzandık. Kulak memelerini emiyor, dilimi kulağının etrafında gezindiriyordum. Eli penisime uzanmış, avucunun arasında ileri geri hareket ettiriyordu. Nabız gibi atıyordu penisim. Omuzlarını öpüyor, aşağıya göğüslerine iniyordum. Ardından dilimle ve dudaklarımla vücudunda kavisler çizerek aşağıya inip kasıklarına ulaşmıştım. İki elimi kalçalarının altına koyduğumda bacaklarını iki yana aralayıp arzuyla kadınlığını bana uzatmıştı. Kalçaları yumuşacık ve eriyecek gibiydi avuçlarımın arasında. Dilim kasıklarının arasında, vajinasının üstünde, göbek çukurunda dolaşıyordu. Kalçaları yine dans etmeye başlamıştı. Klitorisini dudaklarımın arasına alıp sulu bir şeftaliyi emer gibi emiyordum. Ellerimi kalçalarından çekip bacaklarını omzuma aldım. İki yana iyice ayırarak dilimi vajinasının derinliklerine indiriyor, arada klitorisine küçük ısırıklar atıyordum. Çıldırmış gibiydi, başımı iyice bastırıyordu kasıklarına. Vajinası iyice sulanmış, tadı emsalsiz bir hâl almıştı. Birden doğruldu yerinden ve:- Bana oral seksi öğret lütfen, ben de sana aynısını yapmak istiyorum, bütün sınırları zorlayalım lütfen. Sevgilime en güzel anları yaşatmak istiyorum.- Peki, kendini bana bırak o zaman.Altmışdokuz pozisyonuna geldik yatakta. Kalçaları yüzümün ortasındaydı, biraz daha eğilmesini sağlayıp iki elimle kalçalarını ayırdım. Penisimi kökünden yakalayıp usul usul ucunu öpüyordu. Yönlendiriyordum onu.- Dilini ucunda, etrafında gezdir, em onu.Dediklerimi birebir yapıyordu. Vajinasını şimdi daha iyi yalıyor, derinliklerine daha rahat ulaşabiliyordum. Etrafında geziniyor, kalçalarının arasını, küçük noktasını yalıyordum. Çıldırmış Gibiydi. Penisimi deli gibi emiyordu. Kalçalarımla ona yardımcı oluyor, boğazının derinliklerine doğru ileri geri hareket ettiriyordum. Sanırım aldığım alkol, erken boşalmamı engelliyordu. Bir süre sonra onu ters çevirip kucağıma oturttum. Penisim göbeğime yaslanmış, vajinası üzerindeydi. Yerimden doğrulup dudaklarını dudaklarımın arasına aldım. Çıldırasıya öpüşüyorduk, acemi öpüşleri geçmiş, daha arzulu ve yakıcı bir hâl almıştı. Biçimli ve dolgun dudakları dudaklarımın arasında eriyor gibiydi. Öpmeyle doyulacak gibi değildi. Kalçalarını iki elimle yakalayıp penisimin üzerinde ileri geri hareket ettiriyordum. Ritmi anlamıştı. Bir şey yapmama gerek kalmaksızın kalçalarını kucağımda ileri geri hareket ettiriyor, penisimi vajinasının ince çizgisinin üzerinde gezintiye çıkarıyordu. Dayanamıyordum artık. Penisimi ucundan tutup vajinasının o kadife dudaklarının arasından yavaş yavaş içeri doğru hareket ettirmeye başladım. Kalçalarıyla bana yardımcı oluyordu. Şimdi daha rahat ilerliyordu penisim. Canı acımıyordu önceki gibi. Yarıya kadar gelmiştim. Bacaklarını alttan tutup kucağımda oturtup kaldırmaya başladım. Her kaldırıp oturtuşumda alt dudağını ısırıyor, inliyordu kesik kesik.- Evet, sonunda oldu.Dedikten sonra ellerimi çekip yavaş yavaş sonuna kadar oturmaya başladı penisimin üzerine. Tamamını almıştı içine, yüzü kaskatı kesilmiş, kesik kesik nefes alıyordu. Elleriyle göğsüme yaslandı sonra fısıltılı bir ses tonuyla kesik kesik ve inleyerek konuşmaya başladı. Nefesi ilk baharı tomurcukları açtırıyordu yüreğimin her yerinde, bahar oluyor, bahar kokuyordum:- Bunu başarabileceğime inanmıyordum, korkutmuştu beni ama şimdi tamamı içimde.- Hepsi senindir meleğim, tamamen seninim.Yavaş yavaş oturup kalkmaya başladı sonra. Penisim ucuna kadar vajinasından çıkıyor, sonra usul usul oturmasıyla derinliklerinde kayboluyordu. Baş parmağımla klitorisini okşuyor, ovalıyordum. Sonra ritmini biraz daha hızlandırıp ileri geri hareket etmeye başladı. Zincirinden koparılmış aç birer hayvan gibiydik. Göğüslerini avuçlarımın arasında eziyor, uçlarını küçük küçük ısırıyordum. Artık içgüdülerimiz yönlendiriyordu bizi. Hâlâ boşalamıyor, buna inanamıyordum. Hareketlerimiz iyice hızlanmıştı. Kucağımda deliler gibi hareket ediyor, penisim vajinasının kayganlığıyla hızla derinliklerine girip çıkıyor, çıkan ses iyice çıldırtıyordu beni. Sonra kucağımdan çekip, yatağın ortasında dizlerinin ve ellerinin üzerinde durmasını sağlayıp arkasına geçtim. Kalçalarının arasında penisimin ucunu vajinasının etrafında gezindirme başladım. İyice sabırsızlanmıştı. Usulca ucunu yerleştirdim, dudaklarının arasına, yavaş yavaş ilerledi penisim. Menzilini biliyor, kendinden emin ilerliyordu derinliklerinde. Sonunda tüm derinliğine kadar saplandı. Etrafımda binlerce yıldız dans ediyor gibiydi, bir cennet bahçesine dalmış gibiydim. Kalçalarımız artarak hızlanmaya başladı, ritmi öğrenmişti artık sevgilim. Harika sevişiyordu. Canı yanmıyordu, zevk alıyordu, tüm benliğiyle eşlik ediyordu. Göğüslerini okşuyordum bir elimle ve hızla sokup çıkarıyordum penisimi. Epeyce bir vakit geçmişti, zaman zaman yığılıp kalacak gibi oluyor, kasılıyor, vajinası penisimi kas katı kavrıyor, orgazmlar yaşıyor, artık yüksek sesle çığlıklar atıyordu. Doyamıyordum. Boşalmam çok fazla gecikmişti. Penisim içinde nabız gibi atıyordu. Yüzü koyun uzanmış, penisim içindeydi. Yatağın iki yanına ellerimi dayamış hızlı hızlı sokup çıkarıyordum penisimi.Testislerim kalçalarında şaklıyor, bu hem ona hem bana ayrı keyif veriyordu. Yüzü yastığa dayalı, bugüne kadar görmediğim farklı bir tebessüme bürünmüştü. Mutluydu sevgilim halinden, keyifliydi. Terlemiştik. Işıl ışıl parlıyordu vücudu, doyumsuz bir görünüm sergiliyordu bu haliyle. Alnında çiğ taneleri vardı adeta. Penisimi çekip vücudunu kendime doğru çevirip üzerine uzandım. Bacaklarını iki yana biraz daha ayırıp penisimi vajinasının derinliklerine ittim. Artık zorlanmıyordu. Yüklenmemle birlikte yine kasılmaya başladı, bir süre öylece kaldık. Vajinasından süzülen sıvıları kasıklarımda hissedebiliyordum. Onu deliler gibi öpüyor göğüs uçlarını emiyordum. Yavaş yavaş tekrar hareketlenmeye başladım. Penisim içine hızla girip çıkıyor, kalçalarıyla o bunu daha da hızlandırıyordu. Öyle hızlı hareket etmeye başlamıştım ki, bacaklarını belime iyice sarmalayıp elleriyle kendine iyice çekiyordu. Prangaya alınmış gibiydim. Gözümden şimşekler çakmaya başlamıştı, kasılmaya başladı tekrar öyle sıkı sıkıya kenetlemişti ki beni, penisim tümüyle içinde kaybolmuştu. Bu orgazmı diğerlerinden daha şiddetliydi. Vajinası penisimin etrafında kasılıp duruyordu. Kaskatı kesilmiş, gerilmişti. Göğsümü çok feci ısırıyordu, canım yanıyordu ama umurumda değildi. Bir süre sonra bacakları ve sırtıma doladığı elleri gevşemeye başladı. Usul usul hâlâ penisim vajinasında bir ileri bir geri hareket ediyordu. Dudakları dudaklarımın arasındaydı, dilini emiyordum. Bir süre sonra kasılmaya başladım. Hızla çıkardım penisimi içinden. Göbeğine doğru boşalmaya başladım. Bir yandan bana, bir yandan penisimden boşalan sıvılara bakıyordu. Şaşırmıştı. Ne yapacağını bilmiyordu. Kaskatı kesilmiştim. Yanına, köküne yediği son balta darbesiyle yıkılmış kavak gibi düştüm. Terden sırılsıklamdım. Penisimi okşuyor, bir yandan da beni öpüyordu.- Buna inanamıyorum, neler hissettiğimi anlatamam, kelimelerle ifade edilecek gibi değil. Sımsıkı sarıldı sonra yan dönüp. Her tarafıma öpücükler konduruyordu. Komodinin üzerindeki peçetelerden alıp üzerini temizledim. İtiraz etti önce temizlememe, dokunup algılamaya çalışıyordu- Seni tatmin ettim, bu benim için tarifsiz bir duygu şu an. İmzanı taşıyorum üzerimde.Bu tanımı hoşuma gitmişti. Beraber imzalarımızı atmıştık bedenlerimizin ötesinde benliklerimizin üzerine. Sonra üzerine boylu boyunca uzandı. Başını göğsümün üzerine koyup sımsıkı sarıldı. Muzaffer bir komutan gibi gururluydum. Sonra o muhteşem, güne inat yüzünü avuçlarının arasına alıp, dirseklerini göğsüme dayadı. Gözlerimin içine bakıyordu ceylan gözleri. Tarifsiz bir mutluluk ve tebessüm vardı dudaklarında ve yüzünde. Tarifsiz kokusu yayılmıştı odanın her yerine, inanılmaz bir kokuydu.- Biliyor musun, seni daha önce tanıyamamış olmaktan dolayı çok şey kaybetmişim. Seni anlayamayacağın derecede, her şeyden öte seviyorum. Çok şanslıyım. Tarifsiz duygular yaşıyorum. Yüzünü göğsüme iyece yaslayıp, yüzünü, saçlarını okşamaya başladım.- Bulutlara, yıldızlara dokunuyor gibiyim. Hayatıma girdiğin günden beri bir peygamber edasıyla dolaşıyorum ortalıkta. Daha önceleri nerelerdeydin? Seni seviyorum demek nereye kadar yeterli, ne kadar anlamlıdır ki!!!… Şimdi yaslandığın yer zehir zıkkım bir cehennem, eşkıya iniydi. Dokundun, cennet bahçesine çevirdin. Dilediğince hüküm sür. Var olmasını, çarpmasını dilediğin, istediğin sürece senindir.Usul usul inci taneleri dökülüyordu gözlerinden. Yanıma uzanıp sıkı sıkı sarıldı.- Beni hep böyle sev, bırakma olmaz mı?Alnından öpüp göğsüme iyice yasladım. Göz yaşlarıma hâkim olamıyordum. Koyun koyuna deliksiz bir uykuya daldık. Hiçbir zaman bu denli huzurlu ve mutlu uyuduğumu hatırlamıyorum. Sabah uyandığımızda yeniden tarifsiz ve emsalsiz bir sevişme yaşadık.Devamı mı? Daha sonra. Hâlâ devam edip etmediğini soruyorsanız, ayrıldık. Şaşırmayın, gerçekten ayrıldık. O şimdi evli ve bir çocuk annesi. Neden diye sormayın lütfen, epeyce vaktinizi aldım zaten!!!! Başka zaman devam etsek olmaz mı? Mail yazmak isteyenleri bekliyorum. Onunla yaşadığım diğer anılara gelince. Yazmaya çalışacağım mutlaka. Sevgiyle kalın. Gönlünüzden ışık ve sevgi eksik olmasın.

kumsalda ask baskadir

Kumsalda aşk başkadır Tanışalı tam bir sene olmuştu, mutlu bir beraberliğimiz vardı. Bir yaz günü tatilimizi patara kumsallarında geçirmeye karar vermiştik. Hava yaklaşık 38 derece vardı, kumsalın ileri ucuna doğru yol aldık. Amacımız çıplak güneşlenip denize girmekti. Meğer kumsalın sakin köşelerini de insanlar bu amaçla kullanırlarmış. İki yabancı çiftte çırılçıplak güneşleniyordu, bizde onların yakınında bir yerde güneşlenmek üzere üstümüzü başımızı çıkardık. Çiftler hollandalı imiş, sıcak kanlı insanlarmış, sigara içmek istedik ancak ateşimiz yoktu kız arkadaşım ateş istemek üzere yanlarına gitti, derken benide çağırdılar, beraber sohbet etmeye başladık ve samimiyeti ilerlettikten sonra denize girdik şakalaşmalar oyunlar derken, hepimiz birbirine girdik, kimin vücudu kiminleydi bilemiyorum. Tek bildiğim çok hoş saatler geçirdiğimiz, birarada kızgın kumsalda saatlerce beraber olduk…

seks başkadır

Merhaba Ben İki hafta önce yaşadıklarımı anlatıcam size Antalya ya yine iş için gitmiştim.Otel odasına kapanıp Duş alıp temizlendikten sonra    yeni aldığım taşlı siyah tangamı giyip süteyenimi taktım.Ve sarı peruğuda takıp.Yanan popomu söndürmek için uğraşıyordum.Ve Dayanamayıp Kot pantolan ve tşört    çekip dışarıya arabaya bindim.Birisini bulmam lazımdı. Arabayla kemere doğru yollandım yolda peruğumu takıp makyaj yaptım akşam olduğundan çok da belli olmuyordu.ama zaten giyinince pek belli etmem.Kemeri geçtikten sonra ilerlerde çay verilen yerler vardı.Uzaktan baktım.Adam 45 50 yaşlarında tek başına otuyordu.Hemen    park edip.Merhaba dedim.Bir Çay söyledim.Hareketlerimden anlayınca Eğlenelimmi dedi.Dükkanın Işıklarını södürüp arkaya geçtik.Arkada Tahtaların üzerine yapılmış sedir gibi bir yer vardı.Sıcak .    olduğundan dışarda oturduk.Sonra yanıma geldi pantolanumu çıkartı.Sutun kılsız bacaklarımı görünce hayret etti.tabi.sonra okşamaya başladı beni.tangamın altından parmağını sokuyordu.bende hemen aletine yapıştım.yalıyordum oda parmaklıyordu.dayanamadık sik beni diye yalvarıyordum artık.hemen arkama geçti ve aletini yavaşca soktu içime.ahhh diyebildim.Çok güzeldi gidip geliyorduVe içime boşaldı.Sonra Bİralar içip kendimize geldik.Bir an da kucağında seksi kızlar .    gibi zıplıyordum.Sarı peruğum dalgalınıyordu.Ve ağzımda patladı.Bir an kendime geldiğimde yatakta olduğum anladım ve hepsi rüyaydı Ve bunları yaşamak isityorum artık.Sizde ap iseniz ve bayan elbiseler giyiyorsanız beni bekletmeyin ben istanbulda    29 yaşındayım. . Gönderen: ekim

Acıbadem escort
Adalar escort
Bostancı escort

ılkler başkadır

Ben mehmet aslında başımdan sadece bikere geçti.yazın temmuzda bi kampa gitmiştik okul arkadaşlarıyla çadırlarda kalınıyodu kamp çok zevkli geçiyodu    özellikle banyo kısmı.kamp bir haftaydı hemen hemen hergün banyoya giriyoduk kampta en büyük(17)biz olduğumuz için sadece biz oluyoduk banyoda.bi gün maç yaptık terledik ve banyoya girmisştik. banyoda perde vardı fakat o da rahatça açılabiliyodu.ben mayomla giriyodum arkadaşım ali ise çırılçıplak    giriyodu.ben hep onun yanındaki banyoda yıkanıyodum.bi gün herkes yıkandı ve çıktı en sona ikimiz kaldık.ben de tam çıkarken ali hala    yıkanıyodu.ben tam çıkarken perde biraz açık kalmıştı ve alinin arkasını gördüm ve şoka girdim.birden canım saplamak istedi.o beni görmemişti ben yavaşça içeri girdim o çok şaşırdı fakat sonra bana döndü ve ellmeye ve yalaşmaya başladık o benim ayaklarımdan başlayarak her yerimi tek tek yaladı sonra tekrar arkasını döndü ve ben o sırada yavaşça soktum başta zorlandım biraz sabun yaptık sonra rahat girdi ben baya gidip geldim en sonunda içine boşaldım o ise zevkten inliyodu.sonra o da bana aynısını yaptı ve    ordan ayrıldık kimsenin haberi olmadı…Gönderen: okli

izmir escort
izmir escort bayan
escort izmir

cayin zevki baskadir seks hikayeleri

ismim ece aydın gibi küçük bir şehirde oturuorum ama şehirin en popüler yerinde oturuoyorum neyse bir gün arkadaşım esra beni evlerine çağırdı oturup çay içeriz diye evlerine gittiğimde evlerinde kimse yoktu esra ve ben yalnızdık esra bana dedi ki ben benimkinide çağırıcam ve arası esranın sevgilisinin adı sonerdi yakışıklı bir çocuktu kumral tenli ve gözleri ela idi playboy tarzında takılan bir çocuktu sonerde gelmişti artık ama yalnız deildi yanında bir yakışıklı daha vardı onunlada tanıştık onunda adı muratmış muratta fena deildi hatta oda yakışıklıydı esra ile soner başka bir odaya çekildiler onlar içerde sevişiyorlardı sanırım bizde muratla tanışmış olduk benım üzerimde pijamam vardı murat bana yavaş yavaş iltifatlar yağdırmaya başladı bu iltifatlar beni kendimden geçirmeye yetiyordu sende öylesin diyerek karşılık veriyordum artık ve birden karşımda otururken yanıma geldi ve dudaklarıma yumuldu bende ona karşılık veriyordum eli pijamamdan içeri girmişti ama çok güüzel bir duyguydu bu uçuyordum yavaş yavaş beni soyuyor çok hoş dakikalar geçirmeme yardımcı oluyordu ben ise kendimi muratın kollarına bıraktım sadece aldıgım zevkin tadını çıkarmaya çalışıyordum ve birde baktık ki sonerle esra gelmiş bizi izliyorlar soner bana benide yanında istermisin diye sordu esra ise kıs kıs gülüyordu hadi arkadaşlar paylaşmayı bilelim dedi şimdi murat esraya gitmişti soner bana gelmişti soner direk çıkardı ve ağzıma aldım zevk sularım kg ile ölçülebilir duruma gelmişti artık ve birazdan yanıma muratta gelmişti murat ben ters ilişki istiyorum dedi soner katıl bana dedi yavaş yavaş girerken birden sonuna kadar gelmişti aman allahım çok acımıştı bu acıya nasıl katlanabiliyorum diye anlamaya çalışıyorum ama bir yandanda aldıgım zevkin bana yardımcı oldugunu düşündüm çok güzel bir duyguydu bu ayrıca kızlıgımı onlara verdiğim içinde üzülmüyorum sonra ben muratla banyoya girdim sonerle esra devam etti sanırım arkamızdan onlar girdi sonra biz muratrla öpüştük ve ben eve çıktım üstümdekileri hemen banyoya attım ve yüzüm gülüyordu devamlı annem bana neden bukadar mutlusun diye soruyordu ben ise esralarda çok güzel bir komedi filmi vardı aklımda o kaldı diyebildim

bir başkadır askerin tadı—2

Tekrar merhaba tüm feyk tutkunları sizlerden almış oldugum maillerden anlıyorumki cok sevdiniz yasanmış hikayemi.hepinize cok tesekkürler gecenin devamını yazmaya karar verdim. En başındada yazdıgım gibi ilk ve son du onunla yasanan ve onunla biten bir ilişki onunla biten çoşku,heyecan,her görüsümdeki kalbinin atışlarının hızlılıgı… Neyse biz gecemize gelelim.Ö..in omzunda bacaklarım ve o içimdeyken ılık ılık boşalmasıyla benimde doruklara tırmanmam cok uzun sürmedi…deliler gibi vede hayatımda ilk kez bu kadar coşkulu bir boşalmayla bitirmiştik ilk raundu.. Daha doymamıştık ve bu gidişle doymayacagımızı da biliyorduk ayların verdiği heyecanı birebir yasıyorduk ve ayrılmak niyetinde degıldık..Dudaklarını yine dudaklarıma kitlemişti ve bu dayanılmaz sıcaklık aramızda baslayacak ve askerligin bitisine kadar sürecek fırtınalı bir beraberliğin sinyallerini veriyorduuuu….Saatin ne kadar ilerlediginin farkında olmayan biz telefonla irkildik arayan gay oldugunu bildigim ve askerlik boyunca destek olmaya calıştıgım en iyi dostum h…..di. nerdesiniz diye bagırıyordu telefonda.İçtima vakti gelmiş geciyor neredeyse firarı verilecek cocugun diye bas bas bagırıyordu..zaten bir o biliyordu ö… e karsı olan duygularımı ve her zaman destekcim olmustu.Apar topar giyindi ve cıktı odadan tekrar gelmesini umut ederek odada beklemeye baslamıştım bennn..nerdeyse sabah olacaktı ama o yoktu ortalarda ve hissettiklerimin onun için birsey ifade etmedigini bir gecelik keyif için yasanmış birseyler olabilecegını düsünmeye baslamışken sabaha karsı 4 sularında odanın kapısı her gelisinde çalındıgı gibi iki kere hızlı bir kere yavas caldı… Yüregim inanın fırlamak üzereydi yerinden actım kapıyı ve o….Kapıyı alel acele kilitleyebildim.Döner dönmez kollarını boynuma doladı ve öylesine sıcak sarıldıkı hala o sıcaklık yüregımde…Veee seni cok seviyorum seni kimseyle paylasmak istemiyorum lütfen buna izin verme diyordu bana ve ben hislerimin karsılıklı olmasının verdigi coskuyla sadece bende seni diyebildim. Dudaklarım ona teslimdi yeniden soymaya basladım onu ama sadece soyunduk sabaha kadar öylece omzumda yattı derin sohbetlere daldıkkk.İlerleyen günlerin bizi ne kadar sıkıntıya sokacagını bilmeden her karsılasmamızda yıllardır birbirimizi görmemiş gibi sarılıyor ve bu sarılmaların kuytu bir kösede olmasına özen gösteriyorduk.. Ayrı ayrı bölüklerde olmamız işimizi zorlastırsada biz formülü buluştuk benim oda.. Yemekhanede yakın masalara denk geldigimizde gözlerinin içindeki o sevgiyi herkes görecek diye ödüm kopuyor ve bir o kadarda heyecan sarıyordu beni.Koca taburu idare eden ben onun yanında kuzu gibi oluyor dünyada bir o bir ben kalıyordum birlikteykenn. Bana birgün böyle birsey yasayacaksın birini bu kadar seveceksın herseyi göze alacaksın deseler güler gecerdim. Zaman o kadar hızlı geciyorduki onu görmedigim zamanlar huzursuz oluyordum odama gelmesi için telefonlar acıyor haberler salıyordum ve birsekilde geliyor cinsellikle baslayan birliktelik bizi hızla duygusal bir fırtınanın içine cekiyor ve biz hiç birsekilde buna karsı koyamıyorduk… Artık her aksam odama geliyor sobetler ediyoruz bası omzunda öylece uyuyup kalıyor gözlerime her bakısında onu yeniden seviyordum sanki, oda beni.. Bir hafta sonu kafama koymuştum çarsı izninde onunda götürecek bir otele gidip saatlerce tedirgin olmadan sevişecektım ve dedigim gibi de oldu çarsıya cıktık dikkat cekmemesi için carsıda biryerde bulustuk ve ayarladıgım otele gittik… Harika bir kahvaltının ardından odamıza cıktık.Küvete suyun dolmasını köpük köpük olmasını beklerken ellerimiz yeniden birlesti işte buydu kalbim yine küt küt atıyor gözlerine baktıkca gözlerimdeki parıltının artıgını o bile farkedebiliyordu..Eveeet küvet tam ayarına gelmişti birlikte girdik bir elinde duş jeli bir elinde lif heryerimi köpükler içinde keseliyordu.sırtımı keselerken dudakları boynumda dolanıyor sıcak nefesi içimi deliyordu sanki…. Vücuduma sımsıkı bastıdı tüm vücudunu ..atesler içinde yanıyordu oda. lif ve duş jeli kaydı gitti elinden ve elleri yalnızca benimle ilgileniyor gezinmeyen yerim kalmıyordu.basımdan hafifce bastırarak egilmemi sagladı sertligini kalcalarımda hissediyordum.tam egildigimde o müthiş an yine gelmisti sıcacık azmanını yine dayamıştı daracık deliğime ve milim milim kayıyordu içimde..Bir ayagımı küvetin kenarına kaldırıp işini dahada kolaylastırmak istiyordum ki öylede oldu.. Artık hepsi içimdeydi yarıya kadat cıkarıyor vebirden hepsini tekrar içime gömüyordu..cok sürmedi oluk oluk içime boşaldıgını tahmin etmem…amaben hala doymamıştım ve bende bosalmak istiyordum iyice durulandıktan sonra içeri odaya gectik en bastan basladıkk yumusakcıktı azman demek dogru degıldı henüz ona ama agzımda azmanlasacagınaemin basladım dilimle uyarmaya ve cok gecmedi yine hazırdı ..yatagın kenarına gectim ve arkamda ayakta durmasını istedim ve içime girmesini söyledim sanki bir öncekinnden daha serttı 16 lık azman… içimi doldurmasıyla titremelerimin baslaması sanırım aynı ana denk gelmişti tek harekette bosalmış olmam benide sasırtmıştı ve onunda boşsalması gerekiyordu dişimi sıkarak bosalacagı zamanı beklemeye basladım içimi acıtıyordu hiç alışık olmadıgım o yılan ama dayanmslıydım bu kadar severken onu yarı yolda bırakamazdım.hareketleri hızlanmış tamamını içime gömüyor cıkarıyor yeniden gömüyordu ve bagıra bagıra bosaldı ki ne boşalmaydııı bütün otel duyacak sandımm. Aksam olmak üzereydi ve yavas yavas toparlanıp gitmemiz lazımdı..Birliğe ayrı ayrı girdik.. ve o gün herseyın sonu oldugunu bilmeden cok güzel uyumustum sabaha kadar hiç uyanmadan…Günlerce ö… in beni aramasını yada odamagelmesini bekledim yoktu hiç gelmedi..Biliyorum oda korkmuştu bana olan sevgisinden… tıpkı benimde korktugum gibi.bizi nereye götürdügünü bilmedigimiz bu tuhaf ve bir okadar da can yakan sevgiyiden… Önceleri her karsılasmamızda sarıldıgımız her yer şimdi bana acı veriyordu bu nasıl birseydi oda acı cekiyor bir türlü yanyana gelemiyorduk.Geceler yalnızlıkla geciyordu gözyaslarımla. tek teselli eden h……di ve iyi ki vardı.o günden sonra bir daha hiç konuşmadık ne kadar sevdigini tesadüfende olsa yemekhanede karsılastıgımızda gözlerinden okunuyordu tabiki benimde ama acıdan baska birsey vermeyen bu bakışmalar beni yaralıyordu. Teskereme bir gün kala gururumu kırıp yanına gitmek istedim ama kıramadım…. keske kırabilseydım belki hala görüsüyor olacaktıkk şimdi o taaa karadenizde ben nerde…. kavuşmanın imkanı yok artık ve benim içinde baska birinin olmasının imkanı yok bu kadar sevilebilr ve sevgiden bu kadar kacılabilir.sizden istedigim su severken sonuna kadar gidin hiçbirseyden korkmayın sevgi öldürmez daha yasatır..,ama lütfen benim gibi sevmeyın.. yada sevmekten korkmayan biriyle paylasın sevginizi.Ve hayatımda onun sayesınde artık bu anlamda hiç kimse yok olmayacakta belkide..sevmekten korkmayan cesur birini bulana kadar belkide degılmı????hoşcakalınGönderen: samanyolu111

antalyada tatil baskadir

SELAM ARKADAŞLAR.BEN AKARADENİZİN GÜZEL BİR İLİNDEN YAZIYORUM.İŞ İCİN VEDE AYNI ZAMANDA TATİL İCİN ANTALYAYA BİR OTELE GİTTİM.YOL YORGUNLUĞUNU ATMAK İCİN SAUNAYA İNDİM.ORADA 2 ÇİFT VARDI.BENDE MÜSAİT BİR YERE OTURUP DİNLENMEYE BAŞLADIM.YABANCI TURİST ÇİFT KENDİ ARALARINDA ŞAKALAŞIYORDU.DİĞER ÇİFT İSE SONRADAN ÖĞRENDİM TÜRKTÜLER.ONLARDA SADECE İZLİYORLARDI.YABANCI ÇİFTLER ÖPÜŞÜYOR,ŞAKALAŞIYORDU.ONLARA GÖRE NORMALDİ SANIRIM.DİĞER ÇİFT SIKILALAR SAUNADAN CIKTILAR.TURİST ÇİFT BİRŞEYLER KONUŞUP GÜLÜYORLARDI.ARTIK SICAĞIN ETKİSİYLE FAZLA DURAMADIM,BENDE CIKTIM YANDAKİ TÜRK HAMAMINA GİRDİM.BİZİM YERLİ ÇİFT ORDA KONUŞUYORLARDI.BEN GİRİNCE TEDİRGİN OLDULAR.10-15 DK KADAR SU DÖKÜNÜP CIKTIM.AKLIM HALA SAUNADAKİ ÇİFTTEYDİ.TEKRAR SAUNAYA GİRDİĞİMDA ŞAŞIRDIM KALDIM.ÇÜNKİ TURİST ÇİFT CIPLAK OLARAK SEVİŞİYORLARDI.BANA BİLE ALDIRIŞ ETMİYORLARDI.BAYNIN ÇOK GÜZEL VUCUDU VARDI VEDE EŞİNİ MEMNUN ETMEYİ BİLİYORDU.ERKEK TURİSTİN İSE CİNSEL ORGANI BAYAĞI BÜYÜKTÜ.İSMİNİN SYLVİO OLDUĞUNU ÖĞRENDİĞİM BAYAN EŞİNİN ORGANINI ÇOK GÜZEL EMİYORDU.BENDE DAYANAMIYORDUM.BENİM ORGANIM CANLANMIŞ ŞORTA SIĞMIYORDU.TURİST ÇİFT BİR ŞEYLER KONUŞTULAR VE SYLVİO BENNİM YANIMA GELİP ŞORTUMUN ÜZERİNDEN ORGANIMI OYNAYARAK CIKARDI.İŞTAHLA AĞZINA ALIP ORAL SEX YAPIYORDU.ÇOK ŞAŞIRMIŞTIM.İLK DEFA BAŞIMA GELİYORDU BÖYLE BİR OLAY.SONRA KOCASI GELİP SYLVİO NUN AMINI YALAMAYA BAŞLADI.BU SIRADA KAPI ACILDI.İÇERİ GİREN TÜRK ÇİFT ŞAŞIRARAK BİRAZ BAKIP CIKTILAR.BİZ ÜÇÜMÜZ HİÇ BİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ DEVAM EDİYORDUK.SYLVİO ARTIK YALAMAYI BIRAKIP BENİM YARAĞIMIN ÜSTÜNE OTURDU.ÇOK GÜZELDİ İÇİ YANIYORDU ADETA.KOCASIDA BOŞDURMUYOR GÖÜSLERİNİ YALAYIP,ÖPÜYORDU.DAHA SONRA SYLVİO KALKARAK KOÇASINI YATIRDI VE ÜSTÜNE OTURDU.BENDE BU SIRADA ARKA DELİĞİNİ YALAMAYA BAŞLADIM.ÇOK GÜZEL BİR DUYGUYDU.ÇÜNKÜ EŞİM BANA HİÇBİRZAMAN ARKA DELİĞİNİ VERMİYORDU.BENDE BUNA HASRET KALIYORDUM.DOYANA KADAR YALADIM.SONUNDA İSTEĞİM YERİNE GELİYORDU ARTIK ANAL SEX YAPABİLECEKTİM.SİKİMİ TÜKÜRÜKLEYİP SYLVİO NUN ARKA DELİĞİNE GECİRMEYE BAŞLADIM.AMAN TANRIM ÇOK GÜZEL BİR DUYGU BU.ALTTAN EŞİ ARKDAN BEN SOKUP CIKARIYORDUK.TAM BİR TEMPO TUTTURMUŞTUK AMA BEN ARTIK GELİYORDUM.SYLVİO NUN ARKA DELİĞİNE BOŞALDIM.BENİM BOŞALMAMLA BERABER SYLVİO DA BOŞALDI,SONRA KOCASI.HEPİMİZ ÇOK MUTLUYDUK.BEN YIKANMAK İÇİN YANTARAFTAKİ TÜRK HAMAMINA GİDİYORDUMKİ ONLARDA PEŞİMDEN GELİYORDU.HAMAMA GİRDİĞİMİZDE TÜRK ÇİFTİ ORADA ÖPÜŞÜRKEN YAKALADIK.ONLAR UTANIP ÇIKTILAR.BİZDE YIKANIP CIKTIK.BEN ODAMA GİDİP YATIP DİNLENDİM.GELİŞEN OLAYLARA İNANAMIYORDUM.UYUYUP KALMIŞIM.AŞAĞI YEMEĞE İNDİĞİMDE BİZİM TURİST ÇİFT VE TÜRK ÇİFT YEMEK YİYORLARDI.TÜRK ÇİFT SANIRIM YAKALANMALARINDAN DOLAYI BANA BAKMIYORLARDI.BEN YEMEĞİMİ YİYİP CIKTIM.TELEVİZYON İZLEMEYE GİTTİM AMA HALA AKLIM TURİST ÇİFTEYDİ.AMA ONLAR YOK OLMUŞLARDI.SONRA TÜRK ÇİFT GELİP ONLARDA TELEVİZYON İZLEMEYE BAŞLADILAR.BİR MÜDDET SONRA İSMİNİN ÖMER OLDUĞUNU ÖĞRENDİĞİM ERKEK YANIMA GELİP ÖZÜR DİLEMEK İSTEDİ.BENDE ÖZÜR DİLEMESİ GEREKEN BENİM ASLINDA DEĞİP ONA İÇKİ SÖYLEDİM.İÇKİMİZİ İÇERKEN OLANLARI MERAK ETTİĞİNİ ANLADIM BENDEUFAKTAN ANLATMAYA BAŞLADIM.BEN ANLATTIKCA O HEYCANLANIYORDU.ÇOK HOŞUM GİTTİĞİNİ SÖYLEDİM VEDE BENİM İÇİN İLKTİ BUTÜR SEX.SONRA ÖMER İZİN İSTEYİP EŞİNİN YANINA GİTTİ.SANIRIM OLANLARI ANLATTIKİ EŞİ ARADA BANA BAKIYORDU.GEC SAAT OLMUŞTU YATMAYA GİTTİM.SABAH KAHVALTIYA İNDİĞİMDE TÜRK ÇİFT ORDAYDI BENTABAĞIMI ALIP BİR MASAYA OTURDUM.SONRA ÖMER YANIMA GELİP OTURDU DÜNKİ OLAYDAN ÇOK ETKİLENDİKLERİNİ ANLATIYORDU BANA.BİZDE BÖYLE FANTAZİ YAŞAMAK İSTİYORUZ DEDİLER BEN ŞAŞIRMIŞTIM.OLABİLİR DİYEBİLDİM SADECE.ÖMER BEYİN İSTEĞİ ONLARDA SAUNADA YAPMAK İSTİYORLARMIŞ.SAATLEŞİP AYRILDIK.DEDİĞİMİZ SAAT OLDUĞUNDA BEN İNDİM SAUNAYA KİMSELER YOKTU BİRAZ BEKLEDİM SANIRIM CAYDILAR DERKEN KAPI ACILIP İÇERİ GİRDİLER.İSMİNİ ORDA ÖĞRENDİĞİM SUZAN ÇOK ÇEKİNGENDİ.NASIL BAŞLAYACAĞIMI DÜŞÜNÜYORDUM.HAVADAN SUDAN KONUŞURKEN LAFI DÜNKÜ TURİST ÇİFTLE YAŞADIĞIM OLAYI HATIRLATTIM.ÖMER HEYCANLANMIŞ EŞİNİN BACAKLARINI OKŞUYORDU ARTIK SUZAN HAZIR HALE GELMİŞTİ BENDE KALKIP YANLARINA GİTTİM.SUZANIN DUDAKLARINI ÖPMEYE BAŞLADIM.NE MUHTEŞEMDİ ADETA BENİM DİLİMİ YİYORDU.EŞİDE EĞİLMİŞ AMINI YALAMAYA BAŞLADI.BENDE AYAĞA KALKARAK SUZANIN AĞZINA VERDİM.ÇOK GÜZEL AĞZINA ALIYORDU CILDIRMAK ÜZEREYDİM.YER DEĞİŞELİM DEDİM BEN AMINI YALARKEN SUZANDA ÖMERİNKİNİ AĞZINA ALMIŞTI.ARTIK GİRMELİYDİM.SUZANIN AMINA GİRERKEN SUZAN GÖZLERİNİ KAPATMIŞ NE OLACAKSA OLSUN DER GİBİBEKLİYORDU.İLK DEFA BAŞKA BİRİ TARAFINDAN SİKİLİYORMUŞ.BEN TAMAMEN GİRDİĞİMDE OHHH DİYEBİLDİ.BEN HAREKETLERİMİ HIZLANDIRDIKÇA SEVKTEN İNLİYORDU.ODA AYNI ANDA İKİ ERKEK TARAFINDAN SİKİLMEK İSTİYORMUŞ.BEN YERİMDEN KALKTIM YERE YATMIŞ OLAN ÖMERİN ÜSTÜNE OTURTMUŞTUM.BENDE TABİKİ ARKA DELİĞİ SEVDİĞİM İÇİN HEMEN YERİMİ ALDIM.GİRİP CIKIYORUZ SUZAN KUDURUYORDU ARAMIZDA O SIRADA KAPI ACILDI HEPİMİZ KORKMUŞTUK AMA BİR BAKTIM BİZİM YABANCI ÇİFTTİ.OLAYI BİTİRMEMEK İÇİN BEN DEVAM ETTİM.SUZANDA RAHATLAMIŞTI.DAYANACAK GÜCÜM KALMADI BOŞALMALIYDIM SUZANA GELİYORUM DEMEMLE ODA BOŞALDI.AMA ÖMER HALA SİKMEYE DEVAM EDİYORDU.SONUNDA ODA BOŞALMIŞTI.BİZ TOPLANIRKEN SYLVİO DA EŞİNİN SİKİNİ AĞZINA ALMIŞ YALIYORDU.BİZ ONLARI İZLEMEYE BAŞLADIK AMA SYLVİO KALKARAK ÖMERİN YANINA GİTTİ.ONUNKİ AĞZINA ALARAK EMİYORDU.ERKEK OLANDA GELİP SUZANIN AMINI YALAMAYA BAŞLADI.ÇOK GÜZEL GRUP OLMUŞTUK.SONRA SUZANI YABANCI ADAMLA ARAMIZA ALIP SİKMEYE BAŞLADIK AYNI ANDA HEPİMİZ BOŞALMIŞTIK.HİÇ BİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ CIKTIK GİTTİK ODAMIZA.ODAYA GİDERKEN ÖMER YARIN OTELDEN AYRILACAKLARINI SÖYLEDİ ÇOK ÜZÜLMÜŞTÜM.TELEFONLARIMIZI ALIP VEDALAŞTIK.HİÇ UNUTAMAYACAĞIM TATİL OLMUŞTU.ARALARINA ÜÇÜNÇÜ KİŞİ OLABİLECEĞİM ÇİFTLERİ BEKLİYORUM.